Çizgi Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çizgi Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.9.11

Hugo Pratt'nın Suluboyaları

Son yıllarda suluboya çizgi romanda daha sık kullanılan bir teknik olmaya başladı. Bu konuda öncülerden biri kuşkusuz Corto Maltese’nin yaratıcısı Hugo Pratt. Pratt hikayeyi çizmeye başlamadan önce genellikle suluboya ile araştırma yaparmış. Pratt bu malzemeye ve tekniğe tam anlamıyla hakim. İşte Pratt’nın mükemmel suluboya çalışmalarından bir kaç örnek:



1.9.11

Teddy Kristiansen

birbirinden çok farklı üsluplar ama herbirinde usta...
 

18.8.11

17.8.11

Crumb'ın Kafka'sı

"Underground" çizer Robert Crumb'ın kaleminden Kafka'nın hayatı ve eserleri. Kitabın metni David Zane Mairowitz tarafından kaleme alınmış. Crumb'ın çizimleri Kafka'nın siyah-beyaz, çoğunlukla da siyah dünyasına çok yakışmış.

28.7.11

Gabriele Pennacchioli

Gabriele Pennacchioli, Dreamworks stüdyoları için çalışıyor. Blogundaki işler olağanüstü kıvrak kaleminin tanığı.

11.4.11

Crumb'ın Kadınları

Aslında Türkiye'deki sansürcü zihniyete çok kızdığım için son "Blogspot" yasaklarından sonra bu günlükleri tutmamaya veya bir başka biçimde tutmaya karar vermiştim. Sonra düşündüm, yapılmış bir şeyi yıkmanın anlamı yok; kaldığım yerden devam ediyorum.

Robert Crumb'ın kadın portrelerini derlediği "Gotta Have 'Em" (Greybull Press, 2003) isimli kitabını inceliyorum. Crumb, "underground comix" ekolünün en önemli temsilcilerinden biri. Yazdıkları çizdikleri kadar özel yaşamıyla da ilgi çekmiş bir sanatçı. Çizgilerinde ve (belki de çizgilerinde olduğundan daha fazla) gerçek yaşamında kadınlara düşkün. Bu satırları yazarken bizden Nehar Tüblek, Ali Ulvi Ersoy ve Bedri Koraman geliyor aklıma... Ne kadar doğru bilinmez ama bu çizerler için "Tef ve Dünya Karikatüristleri Albümü"nde şunlar yazıyor: Nehar Tüblek için: "Nehar Beşiktaşlıdır ve on dört yaşından yukarı bütün kızlara aşıktır." Ali Ulvi Ersoy için: "Kazanova'nın maceralarına sadece dudak bükmekte ve 'Benim yanımda ne kadar zavallı kalıyor' demektedir." Bedri Koraman için: "Bedri, Kazanova'ya dudak büken Ali Ulvi'nin izinden yürümekte ve bir hayli alaka toplamaktadır."

Crumb, kadınlara farklı bakıyor; belli fiziksel özelliklere sahip kadınlardan hoşlanıyor anlaşılan; çizeceklerini seçiyor; çizdiklerini kendi fantezi dünyasında yeniden yaratıyor. "Crumb'ın Kadınları" gerçekten ayrı bir başlık altında incelenmeyi hakediyor...

 
 
 

19.10.10

Crossover Comics

"Crossover comics" veya "aktarımlı çizgi romanlar", aynı yaratıcının veya şirketin farklı karakterlerinin aynı macerada yer aldığı çizgi romanlara verilen isim. Örneğin, Superman ve Batman veya Simpsons ve Futurama aynı karelerde yer alabiliyor. Hatta, zaman zaman Spiderman ve Superman gibi farklı şirketlerin karakterleri aynı macerada karşı karşıya gelebiliyor.

Bizde de örnekleri var mı diye düşündüm; aklıma Oğuz Aral'dan aşağıdaki örnek geldi; Aral'ın çok iyi bilinen iki karakteri Avni ve Utanmaz Adam aynı hikayede...

3.10.10

The Manga Guide to Calculus



Çizgi romanın eğitim amacıyla kullanılması Batı'da oldukça yaygın bir uygulama; bu konuda daha önce bir çok bilimsel makale okuduğumu hatırlıyorum. Bizde de, geçmişte, eğitim amaçlı çizgi romanlar yayımlanmıştı; ancak hatırladıklarım daha çok "resmi tarih"in veya "İslami değerler"in öğretilmesine yönelikti.

Geçenlerde bu konuda ilginç bir örneğe rastladım: Manga ile matematik, fizik, biyoloji, vb. öğreten bir kitap serisi. Türkiye'de de ilköğretim müfredatındaki bu tür dersler için böyle kitaplar hazırlanabilir.

3.5.10

Varlık Dergisi'nde Çizgi Roman

Çizgi Ne Yana Düşer, Edebiyat Ne Yana? – Müge Karahan
Çizgi roman üzerine kalem oynatan isimlerden Levent Cantek, dünyada ve ülkemizde çizgi romanın (tarihsel) serüveninin genel bir değerlendirmesiyle dosyada yer alıyor. Dosyanın bu ilk yazısı, çizgi romanla ilgili yürütülen tartışmalar üzerine düşünmeyi ve çizgilerin dünyasına yaklaşmayı sağlıyor. Postmodern çizgi roman üzerine yazan Şenol Bezci’yse yazısında alıştığımız çizgi roman kahramanlarından farklı olan Corto Maltese’yi de ağırlayarak okura rahat ve zevkli bir okuma imkânı sağlıyor. Eşik Cini dergisinde öyküleri çizgiyle buluşturan ve bu nedenle hem çizgi severlerin hem de öykü severlerin takipçisi olduğu Levent Gönenç bu dosya için, ülkemizde yakın zamanda dillendirilen grafik roman üzerine kapsamlı bir metin sunuyor. Dosyadaki bir başka eğlenceli çizgi dizi/çizgi karakter yazısıysa Özgür Kurtuluş’tan… Kurtuluş, yenilmez Galyalıların, yani Asteriks’in ve hemşerilerinin delidolu maceralarını özenle değerlendiriyor. Serdar Kökçeoğlu’nun “İçinden Edebiyat Geçen Manga” başlıklı yazısı, adından anlaşılacağı üzere, yalnızca manga müdavimlerinin değil, sıkı edebiyat okurunun da ilgisini çekecek. Özellikle “kirli gerçekçilik” akımı takipçisi ve Raymond Carver hayranı okurlar açısından bu yazı kurduğu paralellikler nedeniyle oldukça zihin açıcı. Bu dosya bağlamında bir de söyleşiye yer verdik ve çizgi/roman ve de karikatür algısının çeşitlenmesinin ve daha geniş bir kitleyle buluşmasını sağlayan çizerlerden Piyale Madra’ya çizgi ve edebiyat üzerine sorular sorduk.
Kaynak: Varlık Dergisi Web Sayfası

12.2.10

Farklı Çizerler Tarafından Çizilen Karakterler

Daha önce babadan oğula geçen çizgi karakterlerden söz etmiştim. Bu kez farklı çizerler tarafından çizilen karakterlerden söz edeceğim. İlk başta aklıma "Spy vs. Spy" geliyor. Kübalı çizer Antonio Prohias tarafından yaratılan birbirine düşman bu iki casus, Prohias bu işten kendini emekli ettikten sonra, bir süre Bob Clarke ve David Manak tarafından çizilmiştir. 1997 yılında ünlü Amerikalı çizgi romancı Peter Kuper, siyah ve beyaz bu iki casusu yeniden yorumlamış ve bugüne kadar getirmiştir.

Antonio Prohias tarafından çizilen "Spy vs Spy"

Peter Kuper tarafından çizilen "Spy vs Spy"

Aklıma gelen bir başka örnek "Spirou". Robert Velter tarafından yaratılan bu karakter sonraları; Jijé, Franquin, Fournier, Cauvin, Janry, Munuera gibi çizerler tarafından çizilmiştir. Spirou belki de en çok çizer değiştiren çizgi karakterdir.

Farklı çizerler tarafından çizilen karakterlere bizden de örnekler verilebilir. Aklıma ilk gelen örnek Fırt dergisinde yayımlanan "Tarzan" karakteri. Başlangıçta, Hasan Kaçan tarafından çizilen bu karakter, bir süre Nuri Kurtcebe tarafından devam ettirimiş, sonunda Latif Demirci tarafından devralınmıştır. Yine Fırt dergisinde yayımlanan bir başka karakter, "Kalemiti Ceyn"; Özden Ögrük, Ergün Gündüz ve Ertan Tank'ın kaleminden çıkmıştır. Bu konuda son olarak "Muhlis Bey" örnek verilebilir. Behiç Pek ve Latif Demirci tarafından Gırgır'da yaratılan bu karakter, Latif Demirci Hıbır'a geçtikten sonra, Dıgıl dergisinde Ayhan isimli bir çizer tarafından sürdürülmüştür; bu büyük ihtimalle takma bir isimdir.

Kuşkusuz bu örneklere benim aklıma gelmeyen başkaları da eklenebilir.

23.12.09

Gipi

Gipi, İtalyan bir çizer; "Garage Band" isimli çizgi romanını okuyorum. Hikayenin kurgusundaki ustalık, anlatımdaki sıcaklık, ama her şeyin ötesinde Gipi'nin kırılgan, naif deseni ve suluboya renkleri sayesinde bu kitap bir başucu kitabı oluyor. Çizgi romanların renklendirilmesinde suluboya kullanmak günümüzde çok yaygın değil; bağımsız çizerlerden büyük şirketlere hemen tüm çizgi roman üreticileri dijital renklendirmeyi tercih ediyor. Suluboya zor bir teknik. Öte yandan, her çizgi roman üslubu suluboyaya yakışmıyor; ya da tersi, suluboya her çizgi roman üslubuna yakışmıyor. Galiba Gipi'nin çalışmalarını asıl farklı, değerli ve ilgi çekici kılan da bu...

24.10.09

Kapital Manga

Kapital Manga'yı inceliyorum. İlginç bir kitap. Marx'ın Kapital'ini bir hikaye bağlamında anlatan, belki de yeniden yorumlayan bir çizgi roman. Levent Cantek'e göre, "...Türkçede bugüne kadar yayımlanmış en iyi siyasi çizgi roman uyarlaması..." ("'Kapital'i Resmetmek", Radikal Kitap, 23 Ekim 2009, Sayı 449, ss. 30-31)

Karl Marx, Kapital, Yeni Başlayanlar İçin kitabı da Kapital Manga ile aynı zamanda yayımland. Bu bir çizgi roman değil; çizgi yardımıyla, "zor" veya "karmaşık" sayılan konuları anlaşılır bir biçimde anlatmayı amaçlayan, Batı'daki "Yeni Başlayanlar için" serileri içinde pek çok farklı formatta yayımlanan kitapların bir örneği. Bu tür kitaplara Türk okuyucusu da yabancı değil. Özellikle sol nitelikli yayınlar arasında benzer kitaplar vardı ama yayımlandıkları zaman çok ilgi görmemişlerdi. Belki bu canlanmayla birlikte, bu kitaplar da yeniden keşfedilir.


Variety Art Works-East Press, Kapital Manga, Cilt 1, Çev: H. Can Erkin, Yordam Kitap, İstanbul, 2009.


David Smith ve Phil Evans, Karl Marx, Kapital, Yeni Başlayanlar İçin, Çev: Kemal Ülker, Versus Kitap, İstanbul, 2009.


Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel, Çizgilerle Nazım Hikmet, Cem Yayınevi, İstanbul, 1978.


Rius, Çizgilerle Küba Devrimi, Çev: Alp Tümertekin, Vardiya Yayınları, İstanbul, 1979.


Chris Welch, Dünü ve Bugünüyle Şili Gerçeği, Çev: Alp Tümertekin, Vardiya Yayınları, İstanbul, 1980.


İldeniz Kurtulan ve Ümit Kartoğlu, Yazıyla-Çiziyle Darwin ve Evrim Kuramı, Yoksun Bırakılanlar İçin, 2. Baskı, Haziran Yayınevi, İstanbul, 1987.


Rius, Yeni Başlayanlar için Marx, Çev: Fırat Koç, Daktylos Yayınevi, İstanbul, 2008.

16.8.09

Sonsuz Tuval


"Sonsuz Tuval" (Infinite Canvas) Scott McCloud'un bir fikri. Scott McCloud çizgi romana farklı yaklaşımını ortaya koyduğu üçlemesiyle tanınıyor (Understanding Comics, Reinventing Comics ve Making Comics). Sonsuz Tuval, McCloud'un Reinventing Comics'te geliştirdiği ve kendisinin de web sayfasında örneklerini verdiği bir kavram. McCloud Sonsuz tuval ile çizgi romanın klasik oluşturulma ve okuma kurallarını değiştirmeye çalışıyor. Daha doğrusu, günümüzde web teknolojilerinin sunduğu olanaklarla çizgi roman tekniklerini yeniden yorumluyor. Sonsuz Tuval'de, klasik çizgi romanın aksine, birbirini çizgisel (linear) biçimde takip eden paneller ve sayfalar yok. Web ortamı sonsuz bir tuval ve "paneller", "balonlar", "anlatım kareleri" bu tuvale dağılıyor. Bunlar birbirine farklı biçimde bağlanıyor ve bu çizgi roman için yeni anlatım olanakları sunuyor. Üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken bir "icat".

Günümüzde Microsoft ta bu konuya ilgi duyuyor.

8.4.09

Türkiye'de Kısa Ömürlü Çizgi Roman Dergileri

Türkiye'de yakın geçmişte çok yetenekli çizerleri bir araya getiren ve özgün işlere yer veren çizgi roman dergileri yayımlandı. Ne yazık ki, hiç biri çok uzun ömürlü olmadı; "Resimli Roman" 3 sayı, "Rr Resimli Roman" 2 sayı çıkabildi. Bu dergiler arasında en şanslı olan "Joker"di; 18 sayı okurlarıyla buluştuktan sonra sessiz sedasız yayın hayatından çekildi.


Rr Resimli Roman
Sayı 1, Aralık 1991, H.M.O. Resimli Hayal Mahsülleri Yayınları Ofisi Tic. Ltd. Şt. Adına İmtiyaz Sahibi: İrfan sayar; Editörler: Sarkis Paçacı, Ergün Gündüz, İrfan Sayar; Editör Yrd.: Sahir Erdinç

Joker
Sayı 1, 23 Kasım 1992, Interpress Basın ve Yayıncılık AŞ Adına Sahibi: Hürrem Fila; Yayın Yönetmenleri: Atilla Atalay, Ergün Gündüz, Latif Demirci, Hasan Kaçan



Resimli Roman
Sayı 1, Kasım 2004, İmtiyaz Sahibi: Galip Tekin; Editörler: Birol Bayram, Doğan Güneş; Yayıncı: Sistemsensin Reklam Basın Yayın Hizmetleri Ltd. Şti.

12.12.08

Beni İlgilendirmediği Halde Hoşuma Gittiği İçin Çizdiğim Şeyler

Haslet Soyöz tam sayfa işler yapardı; "Beni İlgilendirmediği Halde Hoşuma Gittiği İçin Çizdiğim Şeyler". Yanlış hatırlamıyorsam ilk önce "Çivi" mizah gazetesinde/dergisinde başlamıştı bu seriye; sonra "Cumhuriyet"te, daha sonra da "Milliyet"in "Aktüalite" ekinde sürdürdü. Bu işlerin bir kısmı Soyöz'ün kitabında da (Milliyet Yayınları, İstanbul, 1996) yer aldı.

Aşağıda Semih Poroy'un kaleminden Soyöz'ün "Beni İlgilendirmediği Halde Hoşuma Gittiği İçin Çizdiğim Şeyler" serisinin parodisi:

14.11.08

Manu Larcenet

Manu Larcenet'in Jean-Yves Ferri'nin birlikte hazırladığı "Correspondances" kitabını inceliyorum (Les Reveurs, 2005). Manu Larcenet, savruk gibi görünen ancak çok sağlam bir desene sahip. Konuya göre çizgisini uyarlaması da bir başka artısı... Çizgi romanları da görülmeye değer...

Küçük bir not: Larcenet bir punk grubunda şarkı söylerken ilk işlerini yayımlatmış...






Linkler:
  • Manu Larcenet'in eski blogu
  • Manu Larcenet'in yeni blogu
  • Lambiek Çizgi Roman Ansiklopedisi Manu Larcenet maddesi

5.11.08

Bahadır Baruter

Bahadır Baruter'in "Ruhaltı" kitabını (Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2008) karıştırıyorum... Kitapta Baruter'in daha önce "Lemanyak" ve "Lombak" dergilerinde yayımlanan çizimleri yer alıyor.

Baruter Türk karikatürünün en önemli ustalarından biri. Baruter'in "Ruhaltı"nda, "Klasik Disney Üslubu"nun kıvraklığını ve Alman çizer "Hans-Georg Rauch"un detaycılığını görüyorum. Ama hepsinin ötesinde, kuşkusuz, çok sağlam bir resim bilgisi...

22.10.08

Tony Sandoval ve Miguelanxo Prado

Tony Sandoval Meksikalı bir çizgi romancı ve illüstratör. Sandoval'ın "Le Cadavre et le Sofa" kitabına bakıyorum. Çizgi romanın konusu oldukça ilginç; iki yeni-yetme çürümekte olan bir çocuk cesedi buluyor ve bu sırrın peşine düşüyor. İki yeni-yetmenin aşkı bu ceset vesilesiyle, ceset etrafında gelişiyor. Sandoval'ın çizgi kuyumculuğu göz alıcı. Kitapta en çok hoşuma giden ayrıntılardan biri; aynı sayfada, duygusal yönden yüklü karelerin tam renkli, hazırlayıcı karelerin iki renkli çizilmesi.


Tony Sandoval, Le Cadavre et le Sofa, 2. Baskı, Label Discover, 2007.



İspanya ve İspanyolca konuşan ülkelerden çok önemli çizgi ustaları çıkıyor. Örneğin, Miguelanxo Prado. Sandoval yeni parlayan genç bir sanatçı, ancak Prado çizgi roman dünyasında iyi tanınan, kıdemli bir çizer. Prado Türkiye'de de tanınıyor. Bu İspanyol ustayı ilk kez "Heavy Metal" dergisinde görmüştüm. Özellikle kadın-erkek ilişkileri üzerine çizdiği şiirsel öyküler beni çok etkilemişti. Daha sonra bu öyküleri topladığı "Tangents" başucu kitaplarımdan biri oldu.


Miguelanxo Prado, Tangents, Nantier Beall Minoustchine Publishing, 1996.



Sandoval ve Prado'nun işlerinde benzer tatlar buluyorum.

Linkler: