Karikatür dergisinin 20 Mart 1947 tarihli sayısından bir alıntı. Savaş yıllarında, kağıt sıkıntısı var, mürekkep sıkıntısı var... Dergi savaş ertesinde artık derginin renkli basılabileceğini müjdeliyor okurlarına.
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28.7.11
21.7.11
Altan Erbulak Kitabı
Karikatürcüler Derneği'nin yayınlarına ulaşmak zor oluyor. Bir süredir Ustalar Özel Albümleri serisi içinde yayımlanan Altan Erbulak albümüne ulaşmaya çalışıyordum. Kitap sonunda elime geçti. Yazmadan edemeyeceğim; editoryal açıdan bu kadar özensiz, içerik açısından bu kadar zayıf bir kitap ancak "ustaya saygısızlık" olarak nitelendirilebilir. Serideki diğer kitaplar, çizerlerin daha önce yayımladıkları kitapların tıpkı basımlarıydı. Altan Erbulak'ın ise sağlığında yayımlanmış bir karikatür albümü yok; dolayısıyla onun için özel bir çalışma, kapsamlı bir derleme yapmak gerekiyordu. Maalesef bu yapılmamış. Kitapta daha önceden bazı toplama albümlerde karşımıza çıkan ve Erbulak'ın "Arka Pencere" köşesi için hazırladığı bazı çizimlere yer verilmiş. Özellikle "Arka Pencere" çizimleri öylesine özensiz derlenmiş ki; bir kısmı eskiz halinde... Hepsi aynı döneme ait. Büyük ihtimalle ustanın kıyıda köşede kalan dosyalarından birini alıp aynen kullanmışlar... Karikatürcüler Derneği gibi köklü bir meslek kuruluşunun daha özenli olması gerekiyor.
11.7.11
Küçük Karikatür Kitapları
Bir kaç yıl önce Erdil Yaşaroğlu'nun minyatür dört karikatür kitabı yayımlanmıştı. Kitapların başlıkları; "İlişkiler", "İş Dünyası", "Kediler" ve "Köpekler". Hediyelik olarak da tasarlandığı anlaşılan bu minyatür kitapları arşivime katarken, arşivimdeki diğer küçük karikatür kitaplarını gözden geçirdim.
İlk kitap, Gürbüz Doğan Ekşioğlu'nun kendi adını taşıyor. Aslında bu, orijinali büyük boyutlu olan kitabın küçültülmüş biçimde tıpkı basımı. Batı'da sık rastlanan bir uygulama bu; bizde de yaygınlaşmaya başladı. Genellikle büyük boyutlu ve pahalı kitapların bir de küçük versiyonu basılıyor. Böylece pahalı olan büyük boyutlu kitabı alamayanlar küçüğünü alarak en azından koleksiyonlarını tamamlama imkanına sahip oluyorlar.
İkinci kitap, daha önce sözünü ettiğim Carigraphia; Türk karikatürüne ilişkin, Kültür Bakanlığı tarafından (yanlış hatırlamıyorsam) promosyon amacıyla basılıp dağıtılan bir derleme.
Üçüncü kitap ise, bu kitaplar arasında boyut olarak en küçüğü; 6,7 cm x 5 cm. Cemal Arığ'ın "Çiz Git Sin" isimli kitabı. Mimar olan Arığ bu kitabın basımında (yine yanlış hatırlamıyorsam) matbaalarda traşlama sonrası artan kağıtları kullanmıştı.
İlk kitap, Gürbüz Doğan Ekşioğlu'nun kendi adını taşıyor. Aslında bu, orijinali büyük boyutlu olan kitabın küçültülmüş biçimde tıpkı basımı. Batı'da sık rastlanan bir uygulama bu; bizde de yaygınlaşmaya başladı. Genellikle büyük boyutlu ve pahalı kitapların bir de küçük versiyonu basılıyor. Böylece pahalı olan büyük boyutlu kitabı alamayanlar küçüğünü alarak en azından koleksiyonlarını tamamlama imkanına sahip oluyorlar.
İkinci kitap, daha önce sözünü ettiğim Carigraphia; Türk karikatürüne ilişkin, Kültür Bakanlığı tarafından (yanlış hatırlamıyorsam) promosyon amacıyla basılıp dağıtılan bir derleme.
Üçüncü kitap ise, bu kitaplar arasında boyut olarak en küçüğü; 6,7 cm x 5 cm. Cemal Arığ'ın "Çiz Git Sin" isimli kitabı. Mimar olan Arığ bu kitabın basımında (yine yanlış hatırlamıyorsam) matbaalarda traşlama sonrası artan kağıtları kullanmıştı.
![]() |
| Erdil Yaşaroğlu (2009), İlişkiler, Doğan Kitap, İstanbul. |
![]() |
| Gürbüz Doğan Ekşioğlu (2003), Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Cafe City, İstanbul. |
![]() |
| Carigraphia (1995), Der: Turgut Çeviker, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul. |
![]() |
| Cemal Arığ (1985), Çiz Git Sin, Kendi Yayını, İstanbul. |
10.7.11
Karikatürümüzde Portre Karikatürü Kitapları
Batı'da oldukça yaygın olan portre karikatürü kitapları bizde pek rağbet görmez. Yakın zamanda kaybettiğimiz Güngör Kabakçıoğlu bu alanda bir kaç istisnadan biridir.
Yakın zamanda "Vala Somalı'nın Portre Karikatür Dünyası, 1950-2011" kitabı yayımlandı. Tan Oral'ın 2005 tarihli "Yüz Yüze" isimli kitabı ve Semih Poroy'un 1998 tarihli "Portreler" kitabı bu başlık altında sayılabilir. Daha eskilerden Zahir Güvemli'nin portre karikatür kitaplarını hatırlıyorum.
1950 kuşağı öncesi çizerleri (bu bağlamda özelikle Kozma Togo) yayımladıkları yıllıklarda bol bol portre karikatürüne yer verirlerdi. Bazı karikatürcüler ise, başlı başına bir portre karikatürü kitabı yayımlamak yerine kitaplarının bir bölümünü portre karikatürlerine ayırmayı tercih etmişlerdi. Örnekse, Öznur Kalender'in "Düşünerenk" albümü.
Bazı karikatürcüler ise bu alanda ustalaştıkları halde portre karikatür kitabı yayımlamadılar. Bu isimlerden biri Bedri Koraman. Türk karikatüründe belki de en özgün portre işlerine imza atan Necati Abacı'nın bir portre karikatürü kitabının olmaması ise Türk karikatürü açısından büyük bir eksiklik bence. Abacı'nın "Eczacıbaşı Sanal Müze"deki sergisi bu ekisiği bir ölçüde tamamlıyor.
Yakın zamanda "Vala Somalı'nın Portre Karikatür Dünyası, 1950-2011" kitabı yayımlandı. Tan Oral'ın 2005 tarihli "Yüz Yüze" isimli kitabı ve Semih Poroy'un 1998 tarihli "Portreler" kitabı bu başlık altında sayılabilir. Daha eskilerden Zahir Güvemli'nin portre karikatür kitaplarını hatırlıyorum.
1950 kuşağı öncesi çizerleri (bu bağlamda özelikle Kozma Togo) yayımladıkları yıllıklarda bol bol portre karikatürüne yer verirlerdi. Bazı karikatürcüler ise, başlı başına bir portre karikatürü kitabı yayımlamak yerine kitaplarının bir bölümünü portre karikatürlerine ayırmayı tercih etmişlerdi. Örnekse, Öznur Kalender'in "Düşünerenk" albümü.
Bazı karikatürcüler ise bu alanda ustalaştıkları halde portre karikatür kitabı yayımlamadılar. Bu isimlerden biri Bedri Koraman. Türk karikatüründe belki de en özgün portre işlerine imza atan Necati Abacı'nın bir portre karikatürü kitabının olmaması ise Türk karikatürü açısından büyük bir eksiklik bence. Abacı'nın "Eczacıbaşı Sanal Müze"deki sergisi bu ekisiği bir ölçüde tamamlıyor.
![]() |
| Güngör Kabakçıoğlu (1994), Portreler, Barajans, İstanbul. |
![]() |
| Güngör Kabakçıoğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu Portresi |
![]() |
| Güngör Kabakçıoğlu (2002), Karikatürcü Portreleri, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara |
![]() |
| Tan Oral (2005), Yüz Yüze, Pan Yayıncılık, İstanbul. |
![]() |
| Tan Oral, Ayşe Arman Portresi |
![]() |
| Semih Poroy (1998), Portreler, Karikatür Vakfı Yayınları, Ankara. |
![]() |
| Semih Poroy, Orhan Veli Kanık Portresi |
![]() |
| Necati Abacı, Edip Cansever Portresi |
11.4.11
Crumb'ın Kadınları
Aslında Türkiye'deki sansürcü zihniyete çok kızdığım için son "Blogspot" yasaklarından sonra bu günlükleri tutmamaya veya bir başka biçimde tutmaya karar vermiştim. Sonra düşündüm, yapılmış bir şeyi yıkmanın anlamı yok; kaldığım yerden devam ediyorum.
Robert Crumb'ın kadın portrelerini derlediği "Gotta Have 'Em" (Greybull Press, 2003) isimli kitabını inceliyorum. Crumb, "underground comix" ekolünün en önemli temsilcilerinden biri. Yazdıkları çizdikleri kadar özel yaşamıyla da ilgi çekmiş bir sanatçı. Çizgilerinde ve (belki de çizgilerinde olduğundan daha fazla) gerçek yaşamında kadınlara düşkün. Bu satırları yazarken bizden Nehar Tüblek, Ali Ulvi Ersoy ve Bedri Koraman geliyor aklıma... Ne kadar doğru bilinmez ama bu çizerler için "Tef ve Dünya Karikatüristleri Albümü"nde şunlar yazıyor: Nehar Tüblek için: "Nehar Beşiktaşlıdır ve on dört yaşından yukarı bütün kızlara aşıktır." Ali Ulvi Ersoy için: "Kazanova'nın maceralarına sadece dudak bükmekte ve 'Benim yanımda ne kadar zavallı kalıyor' demektedir." Bedri Koraman için: "Bedri, Kazanova'ya dudak büken Ali Ulvi'nin izinden yürümekte ve bir hayli alaka toplamaktadır."
Crumb, kadınlara farklı bakıyor; belli fiziksel özelliklere sahip kadınlardan hoşlanıyor anlaşılan; çizeceklerini seçiyor; çizdiklerini kendi fantezi dünyasında yeniden yaratıyor. "Crumb'ın Kadınları" gerçekten ayrı bir başlık altında incelenmeyi hakediyor...
Etiketler:
ABD,
Çizgi Roman,
İllüstrasyon,
Karikatür,
Türkiye
17.2.11
İsmail Gülgeç Üzerine Kişisel Bir Not
Bir toplantıdaydım; dostum Yekta Kopan aradı: "İsmail Gülgeç ölmüş" dedi ve ardından ekledi "Bir devir kapanıyor".
Gerçekten Yekta'nın sözlerini sonradan düşündüğümde, sanat dünyasından son yıllarda kayıp giden isimlerin; ilk gençlik ve çocukluk yıllarımızda bizi "biz" yapan, hayata bakışımızı şekillendiren, belki de her şeyden önemlisi bize "sanat" denen o uçsuz bucaksız denize açılma cesareti veren isimler olduğunu hissettim. İsmail Gülgeç gibi...
Gülgeç'in çizgilerini çok zaman önce tanıdım ve onun üretken çizgi dünyasını yıllar içinde yakından izledim ama galiba imzasına gerçekten dikkat ettiğim ilk iş, "Milliyet Çocuk" dergisinde yayımlanan "İnce Memed" çizgi romanı. Gülgeç Yaşar Kemal'in eserini büyük bir ustalıkla bir çizgi roman klasiğine dönüştürmüştü; mekan çizimleri, karakter tahlilleri, kurgusu kusursuzdu. Bildiğim kadarıyla telif sorunları yüzünden bu mükemmel çalışma kitap olarak sadece Almanya'da yayımlandı, Türkiye'de ise dergi sayfalarında kaldı. Hafızamdaki Gülgeç çizgisinin ikinci halkası, belki de çoğu kimsenin bilmediği "Kumbara" dergisindeki işleri. Kumbara 1980'li yıllarda Türkiye İş Bankası'nın parasız dağıttığı bir çocuk dergisiydi. Gülgeç bu dergide kapaklar, çizgi romanlar, ilüstrasyonlar, vinyetler yapıyordu. Onun, üzerinde sabırla çalışılmış, sevimli ve albenili işleri derginin estetik kalitesini yükseltiyordu. Hafızamdaki Gülgeç çizgisinin üçüncü halkası resimlediği bir kitap, "Müzik Satan Çocuklar". Yalvaç Ural'ın bu güzel öyküsünü çizimleriyle taçlandırmıştı Gülgeç. Maalesef bu kitap artık arşivimde yok. Son halka olarak "İnsanlar"dan söz etmeliyim. Gülgeç bu tek sayfalık öykülerde çağdaş insana dair hınzır ayrıntıları gözlemliyordu; kırmadan, dökmeden, okurun gözüne sokmadan ama olabildiğince yetkin bir biçimde. "Milliyet Aktüalite" ekinde renkli yayımlanan bu işleri her hafta kesip biriktiriyordum. Bu kısa öykülerde Claire Bretécher'in veya Jean M. Reiser'nin benzer işlerindeki tadı bulduğumu hatırlıyorum.
Onun Türk karikatürüne katkısı kuşkusuz bunların ötesinde, başkaları zaten söyleyecektir, yazacaktır. Ben sadece dostum Yekta Kopan'ın telefonundan sonra düşündüklerimden yola çıkarak ona dair kişisel bir not düşmek istedim. Ustayı "Milliyet Sanat" dergisinin 1 Haziran 1981 tarihli (yeni dizi) 25. sayısında yayımlanan "Türk Karikatüründe Gençler" soruşturmasına verdiği yanıtlarla ve "Kumbara" dergisine çizdiği bir kapakla sonsuzluğa uğurluyorum.
* Yekta Kopan'ın "Fil Uçuşu" web günlüğünde İsmail Gülgeç ile ilgili yazdığı yazı
Gerçekten Yekta'nın sözlerini sonradan düşündüğümde, sanat dünyasından son yıllarda kayıp giden isimlerin; ilk gençlik ve çocukluk yıllarımızda bizi "biz" yapan, hayata bakışımızı şekillendiren, belki de her şeyden önemlisi bize "sanat" denen o uçsuz bucaksız denize açılma cesareti veren isimler olduğunu hissettim. İsmail Gülgeç gibi...
Gülgeç'in çizgilerini çok zaman önce tanıdım ve onun üretken çizgi dünyasını yıllar içinde yakından izledim ama galiba imzasına gerçekten dikkat ettiğim ilk iş, "Milliyet Çocuk" dergisinde yayımlanan "İnce Memed" çizgi romanı. Gülgeç Yaşar Kemal'in eserini büyük bir ustalıkla bir çizgi roman klasiğine dönüştürmüştü; mekan çizimleri, karakter tahlilleri, kurgusu kusursuzdu. Bildiğim kadarıyla telif sorunları yüzünden bu mükemmel çalışma kitap olarak sadece Almanya'da yayımlandı, Türkiye'de ise dergi sayfalarında kaldı. Hafızamdaki Gülgeç çizgisinin ikinci halkası, belki de çoğu kimsenin bilmediği "Kumbara" dergisindeki işleri. Kumbara 1980'li yıllarda Türkiye İş Bankası'nın parasız dağıttığı bir çocuk dergisiydi. Gülgeç bu dergide kapaklar, çizgi romanlar, ilüstrasyonlar, vinyetler yapıyordu. Onun, üzerinde sabırla çalışılmış, sevimli ve albenili işleri derginin estetik kalitesini yükseltiyordu. Hafızamdaki Gülgeç çizgisinin üçüncü halkası resimlediği bir kitap, "Müzik Satan Çocuklar". Yalvaç Ural'ın bu güzel öyküsünü çizimleriyle taçlandırmıştı Gülgeç. Maalesef bu kitap artık arşivimde yok. Son halka olarak "İnsanlar"dan söz etmeliyim. Gülgeç bu tek sayfalık öykülerde çağdaş insana dair hınzır ayrıntıları gözlemliyordu; kırmadan, dökmeden, okurun gözüne sokmadan ama olabildiğince yetkin bir biçimde. "Milliyet Aktüalite" ekinde renkli yayımlanan bu işleri her hafta kesip biriktiriyordum. Bu kısa öykülerde Claire Bretécher'in veya Jean M. Reiser'nin benzer işlerindeki tadı bulduğumu hatırlıyorum.
Onun Türk karikatürüne katkısı kuşkusuz bunların ötesinde, başkaları zaten söyleyecektir, yazacaktır. Ben sadece dostum Yekta Kopan'ın telefonundan sonra düşündüklerimden yola çıkarak ona dair kişisel bir not düşmek istedim. Ustayı "Milliyet Sanat" dergisinin 1 Haziran 1981 tarihli (yeni dizi) 25. sayısında yayımlanan "Türk Karikatüründe Gençler" soruşturmasına verdiği yanıtlarla ve "Kumbara" dergisine çizdiği bir kapakla sonsuzluğa uğurluyorum.
* Yekta Kopan'ın "Fil Uçuşu" web günlüğünde İsmail Gülgeç ile ilgili yazdığı yazı
23.9.10
My Life with Charlie Brown
Charles M. Schulz'un "My Life with Charlie Brown" (Ed: M. Thomas Inge, University Press of Mississippi, 2010) kitabını okuyorum. Bir tür otobiyografi. Schulz'ın farklı zamanlarda çeşitli yerlerde yazdığı yazılar otobiyografik bir bütünü tamamlıyor. Kitaba ilişkin "özün özü" düşüncem: Schulz çizdiği karakterler kadar "naif" bir adam.Bizde karşılığı var mı, düşünüyorum; belki Semih Balcıoğlu'nun "Önce Çizdim Sonra Yazdım" kitabı (Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2001).

18.9.10
Usta Çizerlerin Amatör İşleri
Limon dergisinin 21 Haziran 1990 tarihli 224. sayısının "Amatörler Sayfası". Tesadüf, bugün karikatür dünyasının iyi tanınan isimleri amatörlük günlerinde aynı sayfada; Erdil Yaşaroğlu, Selçuk Erdem ve Metin Fidan. Kendini kanıtlamış usta çizerlerin amatör işleri her zaman ilgimi çekmiştir. Örneğin, Selçuk Erdem'in bu sayfadaki çizgisi ve esprisi çok sıradan ve bence hiç umut vaadetmiyor. Ne oluyor, nasıl oluyor da bu çizerler diğerlerinin arasından sıyrılıp oldukları yere geliyorlar? Düşünmeye değer...
2.7.10
Benzerlikler...
Selçuk Demirel sevdiğim bir çizer, ancak onun desenlerine bakarken maalesef çoğunlukla başkalarının çizgilerini hatırlıyorum. Aşağıda, Tomi Ungerer ile Selçuk Demirel arasında desen ve fikir açısından gözüme ilişen iki "benzerlik"...
13.3.10
Turhan Selçuk
Turhan Selçuk 88 yaşında aramızdan ayrıldı (11 Mart 2010). Metin Üstündağ dün akşam bir televizyon röportajında Usta'nın ardından (mealen) şunları söylüyordu: "Biz hepimiz titrek çizen çizerleriz. Turhan Selçuk böyle değildir; onun çizgisi yalın, kesin ve kendine güvenlidir." Üstündağ'ın bu sözleri Turhan Usta'nın "çizgi" anlamında zihnimde bıraktığı izi çok iyi anlatıyor. Zaman zaman aşırı geometrik olduğunu ve mekanikleştiğini düşünsem de, hiç şüphesiz onun bu "kendine güvenli" çizgisi Türk Karikatürünün en özgün damarlarından biridir. Usta'yı Tef ve Dünya Karikatüristleri Albümü'nde ona ayrılan sayfadaki tanıtım yazısı ile anıyorum.
Şenlikli Gün
Süleyman Turan, Oğuz Aral'ın Günaydın gazetesi bünyesinde Şenlikli Gün isimli bir mizah eki çıkardığından söz etmişti. Bu, büyük ihtimalle Gırgır dergsinin nüvesi. Gırgır'ın tarihi yazılırken buna da bakılmalı.
Kaynak: Süleyman Turan-Metin Üstündağ söyleşisi, NTV, YüzYüze programı, 22 Eylül 2009.
Kaynak: Süleyman Turan-Metin Üstündağ söyleşisi, NTV, YüzYüze programı, 22 Eylül 2009.
13.2.10
Sait Maden
"Bir Usta, Bir Dünya: Sait Maden, Tasarımcı, Sanatçı, Şair" (Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2009) kitabını inceliyorum. Bir kitabı elime aldığımda ilk baktığım şeylerden biri kapağı kimin tasarladığıdır. Güzel bir kitap kapağı kitabın keyfini katlar. Sait Maden geçmişte belleğimde yer eden kitap kapaklarındaki imzalardan biri; ancak sadece kitap kapağı tasarlamıyor Maden; afisten logoya, tipografiden dergi-broşür tasarımına kadar grafik sanatının pek çok alanında ürün veriyor. Üstüne üstlük, iyi bir şair ve çevirmen.




Bu web günlüğünü takip edenler "üslup çeşitliliğini", "çok-üslupluluğu" önemsediğimi bilirler; Sait Maden bu açıdan da beni ilgilendiriyor. Sadık Karamustafa'nın Sait Maden hakkında kitapta yer alan yazısında şu satırların altını çiziyorum:
"Batıda şöyle bir uygulama var: Tasarımcı yaptığı işe uygun üslubu olan bir illüstratör seçer ve onunla çalışır. Yani illüstratörler "üslup sahibi"dir. Sait Maden'in çalıştığı kurum ve ürünün kimliğine uygun bir tasarım üslubu seçmesini olağan buluyorum. Olağanüstü olan, çok çeşitli resimleme üslubuna sahip olması. Sanki sahnede her çeşit müziği ustaca icra edebilen bir müzisyen gibi. Bir çeşit "çok-üslupluluk" diye nitelenebilecek bu yaklaşıma "Sait Maden üslubu" diyebiliriz. (s.10)
24.10.09
Kapital Manga
Kapital Manga'yı inceliyorum. İlginç bir kitap. Marx'ın Kapital'ini bir hikaye bağlamında anlatan, belki de yeniden yorumlayan bir çizgi roman. Levent Cantek'e göre, "...Türkçede bugüne kadar yayımlanmış en iyi siyasi çizgi roman uyarlaması..." ("'Kapital'i Resmetmek", Radikal Kitap, 23 Ekim 2009, Sayı 449, ss. 30-31)
Karl Marx, Kapital, Yeni Başlayanlar İçin kitabı da Kapital Manga ile aynı zamanda yayımland. Bu bir çizgi roman değil; çizgi yardımıyla, "zor" veya "karmaşık" sayılan konuları anlaşılır bir biçimde anlatmayı amaçlayan, Batı'daki "Yeni Başlayanlar için" serileri içinde pek çok farklı formatta yayımlanan kitapların bir örneği. Bu tür kitaplara Türk okuyucusu da yabancı değil. Özellikle sol nitelikli yayınlar arasında benzer kitaplar vardı ama yayımlandıkları zaman çok ilgi görmemişlerdi. Belki bu canlanmayla birlikte, bu kitaplar da yeniden keşfedilir.


David Smith ve Phil Evans, Karl Marx, Kapital, Yeni Başlayanlar İçin, Çev: Kemal Ülker, Versus Kitap, İstanbul, 2009.

Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel, Çizgilerle Nazım Hikmet, Cem Yayınevi, İstanbul, 1978.

Rius, Çizgilerle Küba Devrimi, Çev: Alp Tümertekin, Vardiya Yayınları, İstanbul, 1979.

Chris Welch, Dünü ve Bugünüyle Şili Gerçeği, Çev: Alp Tümertekin, Vardiya Yayınları, İstanbul, 1980.

İldeniz Kurtulan ve Ümit Kartoğlu, Yazıyla-Çiziyle Darwin ve Evrim Kuramı, Yoksun Bırakılanlar İçin, 2. Baskı, Haziran Yayınevi, İstanbul, 1987.

Rius, Yeni Başlayanlar için Marx, Çev: Fırat Koç, Daktylos Yayınevi, İstanbul, 2008.
Karl Marx, Kapital, Yeni Başlayanlar İçin kitabı da Kapital Manga ile aynı zamanda yayımland. Bu bir çizgi roman değil; çizgi yardımıyla, "zor" veya "karmaşık" sayılan konuları anlaşılır bir biçimde anlatmayı amaçlayan, Batı'daki "Yeni Başlayanlar için" serileri içinde pek çok farklı formatta yayımlanan kitapların bir örneği. Bu tür kitaplara Türk okuyucusu da yabancı değil. Özellikle sol nitelikli yayınlar arasında benzer kitaplar vardı ama yayımlandıkları zaman çok ilgi görmemişlerdi. Belki bu canlanmayla birlikte, bu kitaplar da yeniden keşfedilir.
Variety Art Works-East Press, Kapital Manga, Cilt 1, Çev: H. Can Erkin, Yordam Kitap, İstanbul, 2009.
David Smith ve Phil Evans, Karl Marx, Kapital, Yeni Başlayanlar İçin, Çev: Kemal Ülker, Versus Kitap, İstanbul, 2009.
Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel, Çizgilerle Nazım Hikmet, Cem Yayınevi, İstanbul, 1978.
Rius, Çizgilerle Küba Devrimi, Çev: Alp Tümertekin, Vardiya Yayınları, İstanbul, 1979.
Chris Welch, Dünü ve Bugünüyle Şili Gerçeği, Çev: Alp Tümertekin, Vardiya Yayınları, İstanbul, 1980.
İldeniz Kurtulan ve Ümit Kartoğlu, Yazıyla-Çiziyle Darwin ve Evrim Kuramı, Yoksun Bırakılanlar İçin, 2. Baskı, Haziran Yayınevi, İstanbul, 1987.
Rius, Yeni Başlayanlar için Marx, Çev: Fırat Koç, Daktylos Yayınevi, İstanbul, 2008.
23.10.09
Yahya Kemal Portresi
Edebiyatçılar sık sık portre karikatürlerinin konusu olmuştur. 25 Nisan 1946 tarihli Karikatür dergisinin 539. sayısından, Kozma Togo imzalı nefis bir Yahya Kemal Beyatlı portresi...

28.9.09
Salah Bey'in Yüzleri
Bir kişinin farklı karikatürcüler tarafından çizilen karikatürlerinin toplandığı çalışmalara pek sık rastlamıyoruz. Turhan Selçuk'un, Bedri Koraman'ın, Semih Balcıoğlu'nun retrospektif kitaplarında karikatürcü dostları tarafından çizilen portrelere yer verildiğini hatırlıyorum. Zaman zaman internet sitelerinde de böyle çalışmalara rastlıyorum. Hatta Romanya'a böyle bir karikatür yarışması düzenlenmişti. Kitap formatında, bir siyasetçinin veya bir sanatçının karikatürlerinin bir araya getirildiği çalışmalar ise yok denecek kadar az. Bu anlamda iki çalışmayı anabilirim; ikisini de editörü Tugur Çeviker. İlki, Çeviker'in Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü Serisi'ne bağlı olarak yayımlanan; Burun, Abdülhamit Karikatürleri Antolojisi (Adam Yayınları, İstanbul, 1988). Bu, bir portre derlemesinden çok, II. Abdülhamit ile ilgili karikatürler derlemesi. İkincisi ise gerçek anlamda bir portre derlemesi; Salah Bey'in Yüzleri, Salah Bey'in 69. Yılı İçin (40 Ambar, İstanbul, 1987). Bu kitaptan Kemal Gökhan Gürses'in nefis "Salah Bey" portresini aktarıyorum:



13.9.09
Karikatürcüler İçin Yazılan Kitaplar
Ressamlar için çok kitap yazılır da, karikatürcüler için pek kitap yazılmaz. Bu, bizde de başka ülkelerde de böyle. "Karikatürcüler için yazılan kitaplar" derken, karikatürcüler için hazırlanan albümlerden veya onların anılarını bir araya getiren, ya da "ithaf" (tribute) biçimindeki kitaplardan söz etmiyorum. Benim asıl kastettiğim; bir karikatürcünün hayatını, sanatını analitik bir biçimde ele alan, onun karikatür sanatı açısından yerini ve önemini tespit eden ve önemli karikatürlerini çözümleyen çalışmalar.
Joel Smith'in, Saul Steinberg: Illuminations isimli kitabını okuyorum. Smith'in kitabı kafamdaki konsepte bir örnek (Yale University Press, New Haven, 2006).

Bizde tam olarak Smith'in kitabı gibi bir kitap yok. Bu notu düştükten sonra, karikatürcüler için veya karikatürcüler hakında yazılan kitapları üç başlık altında toplayabiliriz:
1) "Derleme" Biçimindeki Kitaplar: Bu kitaplarda, karikatürcülerin anıları, onlar hakkında yazılan yazılar ve karikatürlerinden örnekler bir araya getiriliyor. Cemal Nadir Güler için yazılan kitaplar tipik olarak derleme biçimindeki kitaplar. Bunun dışında, Burhan Solukçu ve Semih Balcıoğlu kitapları da bu kategoride sayılabilir. Sevgi Türker Terlemez'in Fransız çizer Plantu için hazırladığı Plantu, Kanatlar ve Eller kitabı da benzer bir biçimde hazırlanmış. Ayrıca, Turgut Çeviker'in editörlüğünü üstlendiği Güldiken dergisinin karikatürcülere ayrılmış özel sayılarının, dergi formatında olmakla birlikte, kitap formatındaki bazı çalışmalardan daha ayrıntılı ve doyurucu bilgilere yer verdiğine de işaret etmemiz gerekiyor.






Sevgi Türker Terlemez, Plantu, Kanatlar ve Eller, Papirüs Yayınları, İstanbul, 2005.

Güldiken, Turhan Selçuk Özel Sayısı, Güz 94, Sayı 5.

Güldiken, Ferruh Doğan Özel Sayısı, Güz 99, Sayı 19.
2) Biyografi veya Anı Biçimindeki Kitaplar: Oğuz Aral hakkındaki Mizahın Abisi Oğuz Aral kitabı başarılı bir biyografik çalışma. Aydın Engin'in Tan Oral ile yaptığı nehir söyleşiyi de bu kategori içinde değerlendirilebilir. Karikatürcüler pek anı yazmaz. Bildiğim istisnasi örneklerden biri Ratip Tahir Burak'ın Hapishane Hatıraları. Anı biçiminde kaleme alınan, daha yakın tarihli örnekler ise Semih Balcıoğlu'nun anı kitapları. Bu kategoriye, karikatürcüler hakkında değil ama mizah dergileri hakkında orada çalışan çizerler tarafından yazılan anı biçimindeki kitapları da ekleyebiliriz. Örneğin; Nurdoğan K. Gülen ve Ergin Gülen'in Çarşaf dergisini anlattıkları Şaka Satıcıları ve Murat Kürüz'ün Gırgır dergisini anlattığı Son Efsane Gırgır kitapları.

Korhan Atay ve Kumru Akşit, Mizahin Abisi Oğuz Aral, Doğan Kitap, İstanbul, 2008.

Aydın Engin, Kitabın Adı Budur: Tan Oral Kitabı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2005.

Ratip Tahir Burak, Hapishane Hatıraları, Güven Yayınevi, 1961.

Semih Balcıoğlu, Önce Çizdim, Sonra Yazdim, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2001.

Semih Balcıoğlu, Memleketimden Karikatürcü Manzaraları, Can Yayınları, İstanbul, 2003.

Nurdoğan K. Gülen ve Ergin Gülen, Şaka Satıcıları, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2005.

Murat Kürüz, Son Efsane Gırgır, Epsilon, İstanbul, 2007.
3) Bilimsel Çalışmalar: Yukarıda değindiğim gibi, karikatürcüler hakkında yazılmış gerçek anlamda, sosyal bilimler araştırma, analiz ve sunum yöntemlerini kullanan bir çalışma bildiğim kadarıyla yok. Ancak bu kategori içinde değerlendirilebilecek iki çalışmadan söz edebilirim: Levent Cantek'in Markopaşa mizah dergisi hakkında yazdığı Markopaşa, Bir Mizah ve Muhalefet Efsanesi ve Nazife Güngör'ün Turhan Selçuk'un Abdülcanbaz karakteri üzerine yazdığı Abdülcanbaz, Turhan Selçuk'tan İnsan Manzaraları kitapları. Bir de şuna değinmeden geçmeyeyim; yine Levent Cantek'in derlediği Çizgili Kenar Notları, aslında bir Engin Ergönültaş kitabı.

Joel Smith'in, Saul Steinberg: Illuminations isimli kitabını okuyorum. Smith'in kitabı kafamdaki konsepte bir örnek (Yale University Press, New Haven, 2006).

Bizde tam olarak Smith'in kitabı gibi bir kitap yok. Bu notu düştükten sonra, karikatürcüler için veya karikatürcüler hakında yazılan kitapları üç başlık altında toplayabiliriz:
1) "Derleme" Biçimindeki Kitaplar: Bu kitaplarda, karikatürcülerin anıları, onlar hakkında yazılan yazılar ve karikatürlerinden örnekler bir araya getiriliyor. Cemal Nadir Güler için yazılan kitaplar tipik olarak derleme biçimindeki kitaplar. Bunun dışında, Burhan Solukçu ve Semih Balcıoğlu kitapları da bu kategoride sayılabilir. Sevgi Türker Terlemez'in Fransız çizer Plantu için hazırladığı Plantu, Kanatlar ve Eller kitabı da benzer bir biçimde hazırlanmış. Ayrıca, Turgut Çeviker'in editörlüğünü üstlendiği Güldiken dergisinin karikatürcülere ayrılmış özel sayılarının, dergi formatında olmakla birlikte, kitap formatındaki bazı çalışmalardan daha ayrıntılı ve doyurucu bilgilere yer verdiğine de işaret etmemiz gerekiyor.

Hilmi Yücebaş, Bütün Cepheleriyle Cemal Nadir, Duygu Matbaası, İstanbul, 1950.

Hilmi Yücebaş, Cemal Nadir ve Amcabey, Dizerkonca Matbaası, İstanbul, 1955.

Kamil Yavuz, Cemal Nadir Caddesi, Keskin Color Matbaası, İstanbul, 2002.

Cihan Demirci, Cemal Nadir 100 Yaşında, Karikatürcüler Derneği Yayınları, Ankara, 2002.

Kürşat Coşgun, Emeğin Çizeri, Çizginin Emekçisi: Burhan Solukçu, Çınar Yayınları, İstanbul, 2006.

Kürşat Coşgun, Emeğin Çizeri, Çizginin Emekçisi: Burhan Solukçu, Çınar Yayınları, İstanbul, 2006.

Alpay Kabacalı, Çizginin Evrensel Boyutu Semih Balcıoğlu, Gürer Yayınları, İstanbul, 2008.

Sevgi Türker Terlemez, Plantu, Kanatlar ve Eller, Papirüs Yayınları, İstanbul, 2005.

Güldiken, Turhan Selçuk Özel Sayısı, Güz 94, Sayı 5.

Güldiken, Ferruh Doğan Özel Sayısı, Güz 99, Sayı 19.
2) Biyografi veya Anı Biçimindeki Kitaplar: Oğuz Aral hakkındaki Mizahın Abisi Oğuz Aral kitabı başarılı bir biyografik çalışma. Aydın Engin'in Tan Oral ile yaptığı nehir söyleşiyi de bu kategori içinde değerlendirilebilir. Karikatürcüler pek anı yazmaz. Bildiğim istisnasi örneklerden biri Ratip Tahir Burak'ın Hapishane Hatıraları. Anı biçiminde kaleme alınan, daha yakın tarihli örnekler ise Semih Balcıoğlu'nun anı kitapları. Bu kategoriye, karikatürcüler hakkında değil ama mizah dergileri hakkında orada çalışan çizerler tarafından yazılan anı biçimindeki kitapları da ekleyebiliriz. Örneğin; Nurdoğan K. Gülen ve Ergin Gülen'in Çarşaf dergisini anlattıkları Şaka Satıcıları ve Murat Kürüz'ün Gırgır dergisini anlattığı Son Efsane Gırgır kitapları.

Korhan Atay ve Kumru Akşit, Mizahin Abisi Oğuz Aral, Doğan Kitap, İstanbul, 2008.

Aydın Engin, Kitabın Adı Budur: Tan Oral Kitabı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2005.

Ratip Tahir Burak, Hapishane Hatıraları, Güven Yayınevi, 1961.

Semih Balcıoğlu, Önce Çizdim, Sonra Yazdim, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2001.

Semih Balcıoğlu, Memleketimden Karikatürcü Manzaraları, Can Yayınları, İstanbul, 2003.

Nurdoğan K. Gülen ve Ergin Gülen, Şaka Satıcıları, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2005.

Murat Kürüz, Son Efsane Gırgır, Epsilon, İstanbul, 2007.

Levent Cantek, Markopaşa: Bir Mizah ve Muhalefet Efsanesi, İletişim, İstanbul, 2001.

Nazife Güngör, Abdülcanbaz: Turhan Selçuk'tan İnsan Manzaraları, Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 2008.

Levent Cantek (Der.), Çizgili Kenar Notları, İletişim, İstanbul, 2007.

Nazife Güngör, Abdülcanbaz: Turhan Selçuk'tan İnsan Manzaraları, Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 2008.

Levent Cantek (Der.), Çizgili Kenar Notları, İletişim, İstanbul, 2007.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























