2.9.08

Karikatürler Arasındaki Benzerlikler

Karikatürcüler zaman zaman aynı esprileri bulur. Bu, çoğu zaman "espri çalma" biçiminde olmaz. Karikatürcü bir zaman, bir yerde, bir karikatür görür ve büyük ihtimalle onu görüntü olarak hafızasında saklar; gün gelip aynı espriyi bulduğunda artık o esprinin bir başkasına ait olduğunu hatırlamaz. Fikrimce, aşağıdaki karikatürler arasındaki benzerlik bu şekilde açıklanabilir.



Bill Lee



Selçuk Demirel

Mizah dergilerini tararken gözüme ilişen örnek ise daha ilginç... Çünkü bu karikatürler aynı hafta yayımlanan dergilerde çıkmış. Dolayısıyla çizerlerin birbirlerinin işlerini önceden görme ihtimali zayıf. Herhalde, bu tür benzerlikler de, günümüzde mizah dergilerinde espri bulma tekniklerinin formülleştirilmiş olmasıyla açıklanabilir.



Can Barslan, Leman, Sayı: 2007/06



Cihan Ceylan, Fermuar, Sayı: 2007/05

Kassowitz Félix

Kassowitz Félix (Kasso), bir Macar karikatürcü. Koleksiyonumda 1957 yılında Budapeşte'de basılmış bir kitabı var. Kasso'nun grafik soyutlama yeteneği şaşırtıcı... Sözünü ettiğim kitaptan üç çalışmayı örnek olarak koyuyorum. Ayrıca, onunla ilgili bulabildiğim internet sayfalarının da linklerini ekliyorum.






Linkler:

31.8.08

Parmaklar

Daha önce Amerikalı karikatürcü Vip'ten (Virgil Partch) ve onun altı-yedi parmaklı insanlar çizdiğinden söz etmiştim. Söylendiğine göre, Vip'in böyle çok-parmaklı insanlar çizmesinin nedeni, Walt Disney ile birlikte çalıştığı yıllarda dört parmaklı karakterler çizmek zorunda kalmasına duyduğu tepkiymiş.



Gerçekten, başta Disney karakterleri olmak üzere pek çok çizgi film kahramanı dört parmaklıdır. İşte Disney'in kıdemli animatörlerinden Preston Blair'in kaleminden dört parmak anatomisi:



Türkiye'de de dört parmaklı insanlar çizen karikatürcüler var. İlk aklıma gelen isim Bahadır Baruter... Baruter geçenlerde, "Penguen" dergisinde (24 Temmuz 2008; No. 305), bu konuyla ilgili "Beş Parmaklı Dev" başlıklı çok hoş bir sayfa çizdi. Görmenizi tavsiye ederim...

27.8.08

Çizgili Kenar Notları



Çizgili Kenar Notları, Derleyen: Levent Cantek, İletişim Yayınları, İstanbul, 2007.

Bu derlemede benim de "Mikrop" mizah dergisiyle ilgili bir makalem var. O zamanlar için oldukça marjinal bir dergi olduğu için annem-babam okumamı pek istemezdi; Gırgır'ın arasına koyup gizli gizli okurdum. Bir çok açıdan beni etkilemiş bir dergidir. Bu makaleyle bir anlamda Mikrop'a gönül borcumu ödemiş oldum...

ARKA KAPAKTAKİ TANITIM YAZISI:
"Türkiye'de toplumsal, ekonomik ve kültürel olarak dışlanmış, marjinalleştirilmiş olanlar, kenar mahallelerde yaşayanlar, yoksullar... mizah dergilerinde, çizgi romanlar-hikâyelerde nasıl resmediliyorlar? Çizgi roman kültürü üzerine incelemeleriyle tanıdığımız Levent Cantek'in derlediği kitapta, son yirmibeş yılda derinleşen sınıfsal yarılmaların, toplumsal tahayyüle nasıl yansıdığını gösteren çalışmalar yer alıyor.
Funda Şenol ve Levent Cantek, çizgi romanlarda kenar mahallenin nasıl tasvir edildiğine bakıyorlar. Levent Gönenç, 1970'lerin sonunda çıkan Mikrop dergisi üzerine incelemesiyle, bugün için çarpıcı bir mukayese çerçevesi sunuyor. Bugüne ilişkin canlı bir analiz ise, Serpil Aydos'un, son yirmibeş yıldaki ekonomik dönüşümün kültürel ve sınıfsal sonuçlarının LeMan'daki yansımalarını ele alan yazısında bulunabilir. Can Yalçınkaya, L-Manyak ve Lombak dergilerinde Cihangir semtinin temsillerine göz atıyor. Gökçen Ertuğrul-Apaydın, günümüzün çizgili mizah dergilerinde beden, erkeklik ve cinsellikle ilgili anlamlandırma mekanizmalarının izini sürüyor. Bir marjinal kategorisi olarak Kürtlerle ilgili iki makale var kitapta: Aydan Çelik, Ender Özkahraman'ın Orası Hikâyeleri'ni inceliyor, Mesut Yeğen de Doğan Güzel'in Qırıx karakterini.
Kendi çizgi roman dünyasını kenardakilerle kurmuş bir sanatçının, Ergin Ergönültaş'ın eserleriyle ilgili yazılar, kitapta başlıbaşına bir bölüm oluşturuyor. Şenol Bezci, Sevilay Çelenk ve Funda Şenol, üç pencereden Ergönültaş'ın Terso hikâyesini okuyorlar: Kenar mahalle algısı, mağdur-kahramanlar, yoksulluğun içine kapalılığı ve çaresizliği... Gürsel Korat ve Tanıl Bora ise Ergönültaş'ın başka bir hikâyesinden hareketle yoksulların/garibanların çizgi roman ve popüler edebî söylemdeki temsilleri üzerine düşünüyorlar."

Kedisever Çizerler

Çizerlerin kedilere özel bir ilgisi, bir düşkünlüğü vardır. Selçuk Demirel'in kedi merakından daha önce söz etmiştim. Bir başka kedisever çizer Tan Oral. Hatta Tan Oral yıllarca çalıştığı Cumhuriyet gazetesinden ayrılırken bile kedisiyle veda etmişti.



Yabancı çizerler arasında da kedisever az değil; örneğin Siné. Aklıma gelen bir başka isim Saul Steinberg. Steinberg'in aşağıdaki karikatürü gördüğüm en güzel kedi karikatürlerinden, hatta gördüğüm en güzel karikatürlerden biri...



Bunun dışında çizgi romanda da kedinin ayrı bir yeri var. Türkiye'den Bülent Üstün'ün "Kötü Kedi Şerafettin"i, yurt dışından Robert Crumb'ın "Fritz the Cat"i geliyor aklıma. Zaten galiba "Kötü Kedi Şerafettin" ve "Fritz the Cat" kardeş; hem çizgi, hem karakter özellikleri açısından. Belki de daha çok karakter özellikleri birbirlerine benziyor...





Selçuk Demirel'in Başka Kedileri

Selçuk Demirel'in "Başka Kediler" (Metis Yayınları, İstanbul, 2006) kitabına bakıyorum; çok hoş... Aynı temayı tekrarlamak bir çizerin yaratacılığını kurutabilir ama Selçuk Demirel'in kitabında, tekrarlanan bir temanın çizerin çizgi dünyasını nasıl olgunlaştırdığına tanık oluyoruz... Kuşkusuz sayfa kenarlarından hala Steinberg'ler, Folon'lar, Sine'ler bize gülümsüyor ama kitapta ağırlıklı olarak Demirel'in özgün yorumuyla karşı karşıyayız... Sanki Demirel tekir bir kedinin kuyruğunu mürekkebe banmış ta kağıdın üzerine salıvermiş; bazı desenler öyle hınzır...


26.8.08

Saul Steinberg'in Dehası

ZoundryDocument
İşte Steinberg'ün dehasını ortaya koyan çizimlerinden biri... Bu nasıl bir soyutlama yeteneği, bu nasıl bir estetik yalınlık?