3.5.10

Varlık Dergisi'nde Çizgi Roman

Çizgi Ne Yana Düşer, Edebiyat Ne Yana? – Müge Karahan
Çizgi roman üzerine kalem oynatan isimlerden Levent Cantek, dünyada ve ülkemizde çizgi romanın (tarihsel) serüveninin genel bir değerlendirmesiyle dosyada yer alıyor. Dosyanın bu ilk yazısı, çizgi romanla ilgili yürütülen tartışmalar üzerine düşünmeyi ve çizgilerin dünyasına yaklaşmayı sağlıyor. Postmodern çizgi roman üzerine yazan Şenol Bezci’yse yazısında alıştığımız çizgi roman kahramanlarından farklı olan Corto Maltese’yi de ağırlayarak okura rahat ve zevkli bir okuma imkânı sağlıyor. Eşik Cini dergisinde öyküleri çizgiyle buluşturan ve bu nedenle hem çizgi severlerin hem de öykü severlerin takipçisi olduğu Levent Gönenç bu dosya için, ülkemizde yakın zamanda dillendirilen grafik roman üzerine kapsamlı bir metin sunuyor. Dosyadaki bir başka eğlenceli çizgi dizi/çizgi karakter yazısıysa Özgür Kurtuluş’tan… Kurtuluş, yenilmez Galyalıların, yani Asteriks’in ve hemşerilerinin delidolu maceralarını özenle değerlendiriyor. Serdar Kökçeoğlu’nun “İçinden Edebiyat Geçen Manga” başlıklı yazısı, adından anlaşılacağı üzere, yalnızca manga müdavimlerinin değil, sıkı edebiyat okurunun da ilgisini çekecek. Özellikle “kirli gerçekçilik” akımı takipçisi ve Raymond Carver hayranı okurlar açısından bu yazı kurduğu paralellikler nedeniyle oldukça zihin açıcı. Bu dosya bağlamında bir de söyleşiye yer verdik ve çizgi/roman ve de karikatür algısının çeşitlenmesinin ve daha geniş bir kitleyle buluşmasını sağlayan çizerlerden Piyale Madra’ya çizgi ve edebiyat üzerine sorular sorduk.
Kaynak: Varlık Dergisi Web Sayfası

13.3.10

"Karikatür: Çizgili Şaka?"

Christian E. Hempelmann ve Andrea C. Samson'ın "Cartoons: Drawn jokes?" başlıklı makalesini okuyorum (The Primer of Humor Research içinde, Berlin; New York: Mouton de Gruyter, 2008, ss. 609-640). Oldukça kapsamlı bir makale ve üzerinde düşünülmesi gereken pek çok argüman ve tespit içeriyor. Daha sonra üzerinde daha ayrıntılı yazmak umuduyla hemen iki kısa not:

Birincisi yazarlar, mizah teorilerinin genellikle "sözsel mizah" (verbal humor) üzerinde yoğunlaştığına (s. 609) ve bunun mizah araştırmaları alanında linguistik bakış açısının hakimiyetinin bir sonucu olabileceğine işaret ediyolar (s. 610). Ardından ekliyorlar; eğer biz karikatürü "gerekli bilginin bir kısmını, metin yerine resimle (görsellikle) aktaran şaka" olarak tanımlarsak, sözsel mizah için oluşturulan teorilerin büyük bir kısmı karikatür için de kullanılabilir (s. 611). Fikrimce, bu önemli bir açılım.

İkincisi, yazarlar sosyal bilimler alanında karikatür üzerine yapılan çalışmaların bir dökümünü yapıp bu çalışmaları kategorize ediyorlar (s. 612). Bu da faydalı bir analiz:
  1. Mizah teorisinden kaynaklanan araştırma konularını ele almak için karikatürü kullanan çalışmalar. Bu tür çalışmalarda, örneğin mizah teorilerini test etmek için karikatürlere verilen tepkiler inceleniyor.
  2. Karikatürlerin içeriklerini analiz eden çalışmalar; örneğin karikatürlerdeki cinsiyet stereotiplerini inceleyen çalışmlar.
  3. Karikatürleri, doğrudan mizah teorisiyle ilgil olmayan araştırma konularını (örneğin, beyin fonksiyonlarını), aydınlatmak için kullanan çalışmalar.
  4. Karikatürcüler üzerine yapılan çalışmalar.
  5. Karikatürün formel unsurlarının mizah algılaması üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar.
  6. Karikatürü ve özellikllerini doğrudan mizah teorisi açısından inceleyen çalışmalar.

"Precious" Filminin Afişi


Lee Daniels'ın yönettiği, 2009 tarihli, ABD yapımı Precious filminin afişi; çok başarılı bir grafik-illüstrasyon çalışması.

Turhan Selçuk

Turhan Selçuk 88 yaşında aramızdan ayrıldı (11 Mart 2010). Metin Üstündağ dün akşam bir televizyon röportajında Usta'nın ardından (mealen) şunları söylüyordu: "Biz hepimiz titrek çizen çizerleriz. Turhan Selçuk böyle değildir; onun çizgisi yalın, kesin ve kendine güvenlidir." Üstündağ'ın bu sözleri Turhan Usta'nın "çizgi" anlamında zihnimde bıraktığı izi çok iyi anlatıyor. Zaman zaman aşırı geometrik olduğunu ve mekanikleştiğini düşünsem de, hiç şüphesiz onun bu "kendine güvenli" çizgisi Türk Karikatürünün en özgün damarlarından biridir. Usta'yı Tef ve Dünya Karikatüristleri Albümü'nde ona ayrılan sayfadaki tanıtım yazısı ile anıyorum.


Şenlikli Gün

Süleyman Turan, Oğuz Aral'ın Günaydın gazetesi bünyesinde Şenlikli Gün isimli bir mizah eki çıkardığından söz etmişti. Bu, büyük ihtimalle Gırgır dergsinin nüvesi. Gırgır'ın tarihi yazılırken buna da bakılmalı.

Kaynak: Süleyman Turan-Metin Üstündağ söyleşisi, NTV, YüzYüze programı, 22 Eylül 2009.

"Karikatür" Terimi

17. ve 18 yy. boyunca karikatür neredeyse tamamen İtalyan sanatına özgü bir alan olarak kalmıştır. "Yüklenmek", "abartmak" anlamına gelen caricare fiilini caricatura şeklinde isim olarak ilk kez kullanan Mosini'dir. Bernini 1665 yılında bu terimi Fransızca'ya aktarmış, Thomas Brown ise 17. yüzyılda İtalyan sanatını bu terimle anlatmıştır. Terim, 18. yy. itibariyle bugünkü anlamında kullanılmaya başlanmıştır.

Kaynak: Werner Hofmann, Caricature from Leonardo to Picasso, John Calder (Publishers), London, 1957, s. 15.